Medya

Ahmet Rasim Küçükusta, Canan Karatay’ı hedef gösteren Fatih Altaylı’ya fena yüklendi

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, geçtiğimiz günlerde rahatsızlanan ve sonrasında Prof. Dr. Canan Karatay’ın önerdiği Karatay Diyeti’ni uygulamayın diyen Fatih Altaylı’ya yüklendi. Küçükusta, kendi internet sitesinden “Fatih Altaylı Sendromu” başlıklı yazısında diyetini bahane ederek Canan Karatay’ı hedefe koyan Fatih Altaylı’nın hastalığını Karatay’ ı suçlamak için kullandığını dile getirdi.

CANAN KARATAY’I SAVUNDU

Fatih Altaylı , Canan Karatay’la ilgili olarak kaleme aldığı yazısında; “Bu durumumla ilgili olarak bir minik tavsiye vermek isterim. Canan Karatay Hanımefendi’nin önerdiği diyetleri uygulamayın. Bu diyetler kulağa hoş ya da işinize gelebilir. Belki birkaç kişiye de yaramış olabilir. Ama çok daha fazla insanın başına dert açtığından ve hatta ölümüne neden olduğundan şüpheniz olmasın.” ifadelerine yer vermişti.

Fatih Altaylı’ya cevap Karatay Hoca’dan değil Prof. Dr. Küçükusta’dan geldi. İşte Küçükusta’nın uzun soluklu yazısında öne çıkan bölümler:


Altay’ lı hastalığını Karatay’ ı suçlamak için kullanıyor

Altaylı’ nın yazılarından hastalığını Karatay’ ı suçlamak için vesile yaptığı, ona karşı intikam hissiyle dolu olduğu net olarak ortada.

Canan Hoca’ yı sevmeyebilir, görüşlerini benimsemeyebilir ve elbette onu tenkit de edebilir ama bunu yaparken ileri sürdüğü iddialarının bilimsel olmasından vaz geçtim en azından tutarlı olması, akıl ve mantıkla bağdaşması gerekir ki, her iki yazısında da bu unsurlardan eser bile yok.

Önce, Canan Hoca’ dan “profesör doktor” unvanını ağzına almadan “Canan Karatay Hanımefendi”, “Canan Karatay” ve “Canan Hanım”  diye sıradan bir insanmış gibi bahsetmesi Fatih Altaylı gibi “kibarlığı ve nezâketi” ile haklı bir şöhret kazanmış olan “değer bilir bir beyefendiye” hiç ama hiç yakıştıramadığımı belirtmek istiyorum.

Prof. Dr. Canan Karatay, bu milletin beslenme yanlışlarını karşılaştığı tüm saldırılara rağmen hiç kimseden çekinmeden cesurca ortaya koymuş, halkın gözünü açmış ve gönlünde taht kurmuş bir Hoca’ dır ve halkın Canan Hoca’sının şüphesiz ki Altaylı’ nın takdirine de iltifatına da zerre kadar ihtiyacı yoktur.

Altaylı, ne dediğinin farkında değil

Medya âleminin en “tutarlı” mensuplarından biri olarak tanınan Altaylı’ nın yazılarındaki ifadeleri birbirini tutmuyor, ne dediğinin farkında değil.

Hem “Canan Karatay’ın önerdiği bir diyeti falan uygulamadım çok şükür” diyor hem de kalp damarlarının tıkanmasından Karatay’ ı sorumlu tutuyor.

Devam ediyor: “Ben iyiyim diye gaza gelip, hiç yemediğim kadar tereyağ, hiç yemediğim kadar kırmızı et, kokoreç, sakatat yemiştim”.

Adama, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye sorarlar.

Bir de sizin gibi aklı başında birine “gaza gelmek” yakışıyor mu beyefendi, çocuk musunuz, cahil misiniz, ne demek gaza gelmek?

……………………………………………..

Belki de gaza gelip puroyu fazla kaçırmıştır.

Altaylı’ nın suç işlediğini sanıyorum

Altaylı bu iddialarla da yetinmiyor, uygulamadığım dediği diyetin sahibi Karatay’ ı bir de kendisi dışında birçok insanın başına dert açmak ve hatta ölümüne sebep olmakla suçluyor.

Ama çok daha fazla insanın başına dert açtığından ve hatta ölümüne neden olduğundan şüpheniz olmasın” diyor.

İnsan “Ağır ol molla desinler” demeden edemiyor.

Bu iddiası, akıl ve mantıkla bağdaşmadığı gibi bilimsel dayanağı da olmayan çok ciddi ve ağır bir suçlamadır.

Altaylı’ nın bilime ihtiyacı olmadığı anlaşılıyor

Altaylı’ nın bilime ihtiyacı olmadığını da bir başka yazısındaki şu sözlerinden anlıyoruz: “Tezim bilimsel verilere değil, yaşanmışlıklara ve gördüklerime dayanıyor” (3).

Bilime milime gerek yok, beyefendi, görmüşse, duymuşsa, yaşamışsa mesele kalmamış oluyor!

Kerameti kendinden menkul” sözüne şahane bir örnek; maşallah diyelim.

Özetle, Altaylı bu iddialarını delillendirmek zorundadır, aksi takdirde müfteri veya çamur atar durumuna düşecektir, Karatay değil kendisi suçlu olacaktır; avukatlarına danışmasını tavsiye ederim.

……………………………………………..

Gelelim neticeye

BİR: Altaylı, Karatay ve Karatay Diyeti hakkındaki iddialarını ispatla mükelleftir, kendi deneyim ve bilgilerime göre böyledir diyerek işin içinden sıyrılamaz.

İKİ: Karatay da Altaylı’ yı iddialarını ispata davet etmeli ve cevabından tatmin olmazsa ondan davacı olmalıdır.

ÜÇ: Aşırı gergin olduğunu düşündüğüm Altaylı’ nın kalp çekabı yanında bir ruh çekabı yaptırmasında fayda var.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Medyabey

Medyabey.com medyayı daha çok da TV ve yerli dizileri odağına alan bir mecradır. Sitemizde dizi haberlerine, dizi eleştiri ve yorumlarına da ağırlıklı olarak yer verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu