Medya

Atilla Dorsay, Ahmet Hakan’a övgüler düzdü: “Yeniden hoşgeldin!”

Sinema eleştirmeni Atilla Dorsay T24 sitesinde yazılar kaleme almaya devam ediyor. Genellikle sinema yazılarıyla gündeme gelen Dorsay, bugünkü köşe yazısında Ahmet Hakan’ın Kanal D Ana Haber Bülteni’ndeki performansını masaya yatırdı. Yazısında baştan sona Ahmet hakan’a övgüler düzen Dorsay, ” Bir kez daha hoşgeldin Ahmet Hakan” diye yazdı.

ATİLLA DORSAY’DAN AHMET HAKAN’A DESTEK GELDİ

Dorsay’ın “Ahmet Hakan’ın görkemli dönüşü” başlığı yeterince fikir veriyordu. Ahmet Hakan’ın ana haberdeki tutukluğu üzerinden attığını düşünen Dorsay, ünlü yazar ve televizyoncunun kendisini bulduğunu ve kamera karşısında daha rahat tavırlar sergilediğine dikkat çekti.

Haberdeki üslup nüanslarının da yerinde olduğunu yazan Dorsay, önceleri Ahmet Hakan’ı çok eleştirdiğini de hatırlattı.

İşte Atilla Dorsay’ın bugünkü Ahmet Hakan yazısı:


ATİLLA DORSAY/T24

Ahmet Hakan’ı bu sitede yakın zamanda ağır biçimde eleştirmiştim. Özellikle de Kemal Kılıçdaroğlu ve yeni İstanbul İl Başkanı için yaptığı eleştirilerin ağırlığını ve bunun özellikle TV haberciliğinde sahip olunması gereken asgari tarafsızlığı bence yok ettiğini belirtmiştim.
Ahmet Hakan bir haftalık bir ‘grip izni’nden sonra döndü. Ve de hoş geldi. Pazartesi günü hem köşesindeki yazıları, hem Kanal D Haber’deki programı bence çok başarılıydı. Giderek o akşamki haber sunuşunun tümüyle arşivlerde saklanmasını öneririm: öylesine önemli bir belge oluşturacak ki… Medya ve siyaset ilişkileri açısından…
Öncelikle Hürriyet’te Kılıçdaroğlu’nu tam bir hedef tahtası yapan iktidara karşı, onun temel özelliğinin “iyi bir insan” oluşunu yazdı. En inandırıcı biçimde…

Bu bir açıdan, kendisinin de bir yazısında itiraf ettiği üzere, Kemal beye yaptığı haksızlıkların özrü gibiydi. Öyle ya, günümüzde hangi siyasetçi için hemen ve ilk ağızda ‘iyi bir insan’ nitelemesini yapabilirsiniz? Koca bir başlıkla, birçok örnekle…Ve de Gustave LeBon’dan Ali Ercan Beyefendi’ye (bir halk ozanımız) kimi kalem sahiplerinden destek alarak!…
O akşamın Kanal D Ana Haber saati ise ayrı bir olaydı. Öncelikle Suriye devlet güçlerinin Afrin’e gidip PKK-PYD’nin yanında ve bize karşı savaşa katılacakları söylentisini en dramatik biçimde değerlendirdi, o büyük tehlikenin altını heyecanlı bir sunumla çizdi.
Sonrasında bu konuda bir yetkilinin özetle “bunun Türkiye’nin yeniden ABD’ye yanaştığını gören Rusya’nın bir hamlesi” olduğu yorumunu nakletti. Öneminin altını çizerek… Kabul etmek gerekir ki böyle durumlarda Hakan’ın o klasik “haber sunucusu soğukkanlılığı”nı bir yana bırakarak işin içine duygu ve telaş katması çok etkili oluyor!….
Sonrası belki daha da ilginçti. Tüm bu siyasi ve askeri gelişmelerin ötesine geçerek, adına tarikatçılık denen ve şu anda ülkemizde gemi azıya almış gözüken oyuna büyük bir ciddiyetle ve ayni ölçüde yüksek espri dozuyla yaklaştı. Cübbeli Ahmet’le Fatih Nurullah hocalar arasındaki çatışma ve atışmaları sanki bir tuluat tiyatrosunu izler gibi, gülmenin yanı sıra belli bir dehşet duygusuyla izledik…
O ölümsüz Atatürk tarikatları boşuna kaldırmamıştı… Onların ne menem bir şey olduğunu ve özgür bırakıldığında ülkeyi bir büyük kumpanyaya çevireceğini iyi görmüştü.
Gerçi aslında gerçek bir demokraside onlar dahil her görüş dile gelmeli, getirilebilmeli. Ama rica ederim, hele böylesine bir dönemde, bu tuhaf adamların, bu hangi temele oturduğu anlaşılmayan hacı-hocaların, bırakınız başka şeyleri, bizzat gerçek İslam dinine yararı olabilir mi?
O içi boş söylemlerin, nahoş fıkraların, kaba benzetmelerin, üstü hafif örtülmüş küfürlerin ve en ilkel bir sözüm ona mizahın ne anlamı olabilir?
Ve ardından gelen ‘pastanın kaymağı’. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın son günlerde sicilli Atatürk düşmanı Kadir Mısırlıoğlu ile çektirdiği, baş başa ve samimi pozdaki fotoğraf. Ve hemen ardından bir başka resim: Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin baş başalığı. Dün CHP’li Özgür Özel’in de sorguladığı gibi “Kimler kimlerle beraber?”.
Doğrusu ekranda bunu görsel olarak, Hakan’ın alaycı yorumu eşliğinde görmek, bambaşka bir etki yapıyordu. Elbette onun önde gelen yazar-yorumcular arasında İmam Hatip kökenli başlıcası olması gerçeğiyle de bağlantılı olarak…
Ve böylece Hakan şu sıkıntılı günlerde bizi bir günlüğüne güldürdü ve rahatlattı. Haksızlığın diz boyu olduğu, adalete hiç güvenin kalmadığı, sayısız gazetecinin kimi iktidar şakşakçılarının bile vicdanlarını sızlatan (öyle yazdılar, yazıyorlar)) inanılmaz cezalara çarptırıldığı…Ülkemizin kendi coğrafyasında ve giderek dünyada günden güne yalnızlaştığı…

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Medyabey

Medyabey.com medyayı daha çok da TV ve yerli dizileri odağına alan bir mecradır. Sitemizde dizi haberlerine, dizi eleştiri ve yorumlarına da ağırlıklı olarak yer verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu