Medya

HaberTürk’ün ekran yüzlerinin açıklamasına Faruk Bildirici’den tepki

Habertürk ekranlarına HDP’lilerin davet edilmemesiyle ilgili eleştirilere ilk tepki Didem Arslan Yılmaz’dan gelmişti. Tartışmaya kanalın diğer ekran yüzleri Veyis Ateş ve Mehmet Akif Ersoy da katıldı.

‘Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşü’nün tartışıldığı Türkiye’nin Nabzı programında, HDP’ye kendini ifade etme fırsatı tanınmadığını söyleyen avukat Salim Şen’e, sunucu-moderatör Didem Arslan Yılmaz’ın ‘biz özel sektörüz, bu bir tercih meselesedir’ şeklindeki cevabu tartışmanın fitilini ateşlemişti.

Konuyla ilgili bir tepki de kanalın ekran yüzü Veyis Ateş ve Mehmet Akif Ersoy’dan geldi. Habertürk ekranlarına HDP’lilerin davet edilmemesiyle ilgili eleştirilere cevap veren Veyis Ateş, HDP için “Terör örgütleriyle araya mesafe koymayanları, kanlı eylemleri kına(ya)mayanları Habertürk ekranlarına davet etmiyoruz, etmeyeceğiz de…” dedi ve şu açıklamayı yaptı:

Mehmet Akif Ersoy  da; “Efendim Habertürk TV’de bazı isimleri neden ekrana çıkarmadığımız yine merak edilmiş. Daha önce kendi yayınlarımda söylemiştim. Tekrar ifade edeyim” diyerek şu açıklamayı yaptı:

“Devletin birliği ve vatanımızın bütünlüğüne kastederek, silahlı kalkışma yürüten PKK terörüne karşı; Vatanımızı Milletimizi Demokrasimizi savunma mücadelesini yurt içinde ve dışında kanıyla canıyla sürdüren güvenlik güçlerimizin bu şerefli, uluslararası ve ulusal hukuk açısından tamamen meşru olan mücadelesine saygılı olmayan, PKK’yı terör örgütü olarak görmeyen ve kanlı eylemlerini açık seçik bir şekilde kınamayan kişileri ve temsilcileri tartılma programlarına evrensel yayıncılık ilkeleri ve kendi yayın çizgimiz gereğince davet etmiyoruz.”

FARUK BİLDİRİCİ’DEN TEPKİ GELDİ

Medya ombudsmanı olarak medyada öne çıkan isim olan Faruk Bildirici, Habertürk ekranlarına HDP’lilere yer verilmemesini ve Habertürk ekran yüzlerinin bu konudaki açıklamalarını eleştirdi.

‘Yayın politikasını açıklamak Habertürk’ün sunucularına düşmez’ diyen Faruk Bildirici, kendi web sitesinde şunları yazdı:


Ambargolara ve ekrana çıkarılmayacaklar listelerine kim karar veriyor?

Habertürk televizyonundaki bir programda sunucu Didem Arslan Yılmaz’ın, “Burası bir kamu televizyonu değil. Özel bir sektörüz. Bu bir tercihtir” sözlerinin ardından başlayan tartışma haber televizyonlarında son yıllarda hakim olan yayıncılığı gözler önüne sermesi açısından değerli.

TRT’ye değil BBC’ye bakalım

Kamu hizmeti ile kamu yayıncılığını birbirine karıştırmamak gerekir. Kamu yayıncılığını bütün siyasi görüşlere dengeli yer veren, özel televizyonları da istediğini ekrana çıkarıp istediğine ambargo uygulayan bir yayıncılık anlayışı ile tanımlamak yanlıştır. Kamu televizyonları ile özel televizyon kanalı arasında evrensel yayıncılık ilkeleri açısından fark yoktur. Bu farkı görmek için de TRT’ye değil BBC’ye bakmak gerekir.

Özel televizyonlar da siyasi görüşlere dengeli biçimde yer vermek, cevap hakkına saygı göstermekle yükümlüdür. Yayıncılığın ve tabii gazeteciliğin temel yükümlülüğü, insanların objektif bilgilenme hakkını gözetmek ve seçmenlerin partilerle ilgili karar verme sürecinin sağlıklı olabilmesi için katkı sunmaktır.

Elbette evrensel yayıncılık ilkeleri dışında yayın yapan siyasi, ticari ya da sosyal başka misyonlar üstlenmiş televizyon kanalları da olabilir. Ama bu misyonun önceden ilan edilmiş olması ya da o medya kuruluşunun yöneticileri tarafından açıklanmış olması gerekir.

Medyabey

Medyabey.com medyayı daha çok da TV ve yerli dizileri odağına alan bir mecradır. Sitemizde dizi haberlerine, dizi eleştiri ve yorumlarına da ağırlıklı olarak yer verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu