Medya

Murat Bardakçı, Nilhan Osmanoğlu’nu uyardı: “Nilhancığım artık lütfen konuşma!”

Sultan Abdülhamid’in torununun torununun çocuğu olan Nilhan Osmanoğlu’nun adı en son Sultan Abdülmecid’in evinde organize edilen heykel sergisine yönelik olarak sosyal medyadan yaptığı paylaşımlarla gündeme gelmişti. Nilhan Osmanoğlu ya da resmi adıyla Nilhan Vatansever Sultan Abdülmecid’in evinde düzenlenen sergideki  heykelleri eleştirmiş ve serginin söz konusu mekandan derhal kaldırılmasını istemişti. Habertürk gazetesi yazarı Murat Bardakçı, bugünkü yazısında Nilhan Osmanoğlu’nun tavırlarını eleştirdi.

“ARTIK LÜTFEN KONUŞMA!”

Nilhan Osmanoğlu, “Son Halife Abdülmecid Efendi’nin evinde Koç tarafından açılan sergi durdurulmalı! Kuzguncuk’ta bulunan sergide sanat adı altında rezalet!!!” şeklinde bir paylaşımda bulunmuştu. Ardından bir grup serginin yapıldığı Sultan Abdülmecid’in köşkünü basmışlar ve olay adliyelik olmuştu.

Murat Bardakçı, Habertürk’te yayımlanan bugünkü “Nilhancığım artık lütfen konuşma!” başlıklı yazısında “Nilhan Vatansever’in böyle bir hadiseye neticesini tahmin ederek veya etmeyerek sebep olması büyük hatadır ama asıl mesele Son Halife Abdülmecid Efendi’nin çıplak yahut giyinik tablolar yapmış olması değildir. Şimdiye kadar suskunluğunu ve asaletini koruyan ve bazı kesimlerden saygı gören bir aileden, Nilhan Hanım’ın birkaç senedir ettiği sözler sebebi ile nefret edilmeye başlanmıştır.” diye yazdı.

İşte, Murat Bardakçı’nın Nilhan Osmanoğlu’nu kıyasıya eleştirdiği yazısından bir bölüm:


‘ASALET’İN GEREKTİRDİĞİ…

Suskun kaldıkları, olur-olmaz yerlerde görünmedikleri ve “konuşmadıkları” için bir kesimin gözünde saygınlıkları vardı. Atatürk’ün aleyhinde tek söz etmez, “Bize yakışmaz” deyip başkalarına da ettirmezlerdi, çünki gerçek “asalet” bunu gerektirirdi. Çoğu büyük maddî sıkıntı çekmişti, bazıları o senelerde de sıkıntı içerisinde idi ama Türkiye’den kenarda-köşede kalmış ve sürgün senelerinde ellerinden çıkartamadıkları küçük şahsî mülkleri dışında bir talepte bulunmadılar. “Düğünüm dedemin sarayında yapılsın”, “Suada bizimdir”, “İstanbul’un bilmem hangi semtleri büyükbabamız Sultan falancaya aittir” diye konuşmak hatırlarına bile gelmedi; saraylar ile kasırların padişah mülkü olmadığını, buraların hanedana “Hazine-i Hassa’nın tahsis ettiği birer lojman”kimliği taşıdığını biliyorlardı. Belediyelerin düzenlediği etkinliklerde dedelerine övgüler düzdükten sonra “Canımıza yetti parlamenter sistem” gibisinden saçmalıkları onlardan işitemezdiniz, zira kültürlü idiler, dünyayı bilirler, en az iki-üç lisanı mükemmel şekilde konuşurlardı ve çok daha önemlisi, ayakları da yere basardı!

Hele, torunu falan olmadıkları Halife Abdülmecid Efendi’nin köşkünde açılan sergi hakkında tweet atmayı akıllarına getirmelerini bir tarafa bırakın, böyle bir işi onlara izah edebilmenin bile mümkinatı yoktu!

Şimdi babası ile tanışıklığım uzun seneler öncesine dayanan ve çocukluğundan itibaren bildiğim Nilhan Osmanoğlu Vatansever’e hatırlatmak zorundayım:

Artık lutfen konuşma Nilhancığım! Konuşma, zira söylediklerin tepki ile karşılanma sınırını çoktan aştı ve şiddete sebep olmaya başladı! Sergi basmaya bile tevessül edecek dar bir çevrenin gözünde “Sultan Efendi”olabilirsin ama toplumun hemen her kesiminde hiç de hoş olmayan ve sertten de öte tepkiler gördüğünü ve daha da önemlisi, sözlerinin Osmanoğlu ailesine karşı bir nefret hâlini aldığını farketmeye çalış!

Yazının tamamını okumak için tıklayın

 

Medyabey

Medyabey.com medyayı daha çok da TV ve yerli dizileri odağına alan bir mecradır. Sitemizde dizi haberlerine, dizi eleştiri ve yorumlarına da ağırlıklı olarak yer verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu