Medya

Nagehan Alçı’dan Fatih Altaylı’ya ‘çarpıtma’ serzenişi

Habertürk yazarı Nagehan Alçı, Fatih Altaylı’nın kendisiyle ilgili kaleme aldığı eleştirilere bugünkü yazısında cevap verdi. Alçı, Fatih Altaylı’nın hakkındaki yazdıklarıyla ilgili  “Önceki seferlerde kendisine cevap vermemiştim ama dünkü yazısına artık ben de ‘Pes’ dedim. Benim yazdığım şeyi apaçık çarpıtmış. Hatta yazımda ifade ettiğimin tam zıttını ben yazmışım gibi anlatmış” diye yazdı.

Nagehan Alçı, Habertürk’te “Okuduğunu çarpıtmak üzerine” başlığıyla yayınlanan yazısında köşe komşusu Fatih Altaylı’yı eleştirdi.

“Fatih Altaylı uzun zamandır sık sık köşesinden bana takılıyor ve laf atıyor. Bu işi artık seriye bağladı. Dün yine kulaklarımı çınlatmış. Bu kaçıncı oldu, sayamadım” diyen Alçı, devamında “Ama hiç rahatsız değilim. Medya aleminde bu tür takılmalar mesleğin tadı tuzudur” ifadesini kullandı.

Alçı şunları kaydetti:

“Önceki seferlerde kendisine cevap vermemiştim ama dünkü yazısına artık ben de ‘Pes’ dedim. Benim yazdığım şeyi apaçık çarpıtmış. Hatta yazımda ifade ettiğimin tam zıttını ben yazmışım gibi anlatmış.

Altaylı’ya göre ben şöyle yazmışım: ‘Özgürlük ve Hukuk Partisi’nde Ali Babacan eşitler arasında birinci olacak’

Oysa yazdığım şey kurulan bu cümlelerin tamamen asparagas olduğu yönündeydi.

Babacan’ın başında olacağı Özgürlük ve Hukuk Partisi’nde 5 kişilik karar komisyonu olacağı yanlış bilgidir. Babacan’ın bu komisyon içinde ‘eşitler arasında birinci ve komisyon sözcüsü’ olduğu da yanlış bilgidir. Yazdığım bu.

Galiba sevgili meslektaşım Altaylı’da okuduğunu farklı yansıtmak noktasında bir problem var. Daha önce başka mevzularda da okuduğunun tam aksine şeyler yazmıştı. Nezaketten ses etmemiştim ama dünkü yazısıyla kendi alanında bir rekor kırdı.

Önemli mevkilerde bulunmuş meşhur bir isim dünkü yazıdan sonra bana şu mesajı gönderdi:
‘Fatih aslında bu yazıyı sırf sizin Ertuğrul Özkök ile aile dostu olduğunuzu vurgulamak ve Babıali’ye bunu kendince duyurmak için yazmış. Bir kasıt var bu işte. Yazının gerisini de laf olsun diye doldurmuş.’

Bu mesajdaki yorumun takdirini siz okurlarıma bırakıyorum ama benim Altaylı’nın okuduğu metni çarpıtması ile ilgili başka bir tezim var…

KAFAMI KURCALAYAN SORU…

Galatasaray Lisesi’nde faşist bir tarih öğretmeninin dünyaca ünlü liberal iktisatçımız Daron Acemoğlu’na ‘Daron ne biçim isim öyle? Böyle Türk ismi olmaz. Senin adın bundan böyle Süleyman olsun’ dediğini tam 1 yıl önce Habertürk’te bu köşeden sizlere aktarmıştım. Acemoğlu’nun bir başka sınıf arkadaşının şahit olduğu bu skandalı anlattığı video, sosyal medyada viral oldu. Mekteb-i Sultani’de yaşanan bu korkunç olayı herkes öğrendi.

Herhalde o ırkçı tarih öğretmeni, Altaylı’nın da lisede hocası olmuştur. Benim merak ettiğim, acaba Türkçe-Edebiyat derslerine de bu tarih hocası gibi Türkçeden soğutan sevimsiz biri mi girdi de kendisini kötü etkiledi?
Biliyorsunuz, Altaylı’nın Türk edebiyatının dev ismi Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk’a karşı da hep bir antipatisi oldu. Türkçe ve edebiyata karşı bu sevgisizlik acaba Acemoğlu’na travma yaşatan bu olay benzeri bir öğretmenden mi kalma diye merak ediyorum.”

FATİH ALTAYLI NE YAZMIŞTI?

Altaylı, dünkü Habertürk’teki yazısında Nagehan Alçı’ya yönelik ironik göndermelerde bulunmuştu.

Altaylı medyanın da dikkatini çeken yazısında şunları kaydetmişti:

“Ali Babacan’ın kurmakta olduğu iddia edilen parti ile ilgili taze bilgileri Nagehan Alçı’nın köşesinden öğrenmeye çalıştık.
Mesela partinin bir “Nomenklatura”sı varmış.
Okuyunca şaşırdım.

Alçı bu “tanımı” bilerek mi kullandı yoksa aile dostları Ertuğrul Özkök’ten mi duydu diye.

Çünkü “Nomenklatura” Özkök’ün çok sevdiği bir terimdir, sık sık kullanır.
Alçı’da görünce şaşırdım.
“Galiba komünist parti kuruyor Ali Babacan” diye düşündüm.
Çünkü bu kelime Sovyet rejiminden kalmadır.

Sovyet bürokrasinin kilit elitini tanımlamak için kullanılırdı vaktiyle.
Partide üst düzeydeki bürokrat kadroya, bir anlamda “Derin Sovyet”e “Nomenklatura” denirdi.

Ali Babacan’ın partisinin de bir “Derin Devlet”i olacak anlaşılan.
Yine Alçı’dan öğrendiğimiz kadarıyla Babacan’ın partisinde Babacan “Primus interpares” olacakmış.

Her ne kadar Latincede inter ile pares ayrı yazılsa da, yani cümlenin doğrusu “primus inter pares” olsa da, Alçı şunu demek istiyor: “Eşitler arasında Babacan birinci olacak”

Ve tüm bunlar “Deep background”muş.
Yani derin arka plan.

Ve en önemlisi de Babacan ve arkadaşları yani “Nomenklatura” resmen konuşmuyorlarmış.
Fakat “Dürüstlüğüne güvendikleri gazetecilere bilgi veriyorlarmış”.
İşte burası çok ilgimi çekti.
Ben de şöyle diyorum onlara:
“Bana dürüstlüğüne güvendiğin gazeteciyi söyle, ben de sana kim olduğunu söyleyeyim.”

Medyabey

Medyabey.com medyayı daha çok da TV ve yerli dizileri odağına alan bir mecradır. Sitemizde dizi haberlerine, dizi eleştiri ve yorumlarına da ağırlıklı olarak yer verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu