AstrolojiYazarlarımız

Pazartesi sendromunun gerçek sebebi

Hepinize harikalı enerji ve mucize dolu bir hafta dilesem de biliyorum ki çoğunuz haftaya gergin başladığı için muhtemel diğer günler de o şekilde birbirini takip edecek.Neden yeni haftaya gergin başlıyoruz? Pazartesi sendromu yüzünden!

Peki bu sendrom nedir?

Pazartesi sendromu; iş hayatında olan insanların kendini olumsuz düşünce kalıbına sokup ve buna bir gün belirlediği durumdur bana göre. Kutsal günah çıkarma günü gibi pazartesi de beynimizdeki olumsuz düşüncelerin, bunalımların ve işlerin ters açıdan ilerlemesinin kendini gösterdiği bir gündür.

Önceki yazımda nazar enerjisinden ve bu durumun bilinçaltı inanç kodlarımızdan kaynaklandığını anlatmıştım sizlere. Aynı şey pazartesi sendromu için de geçerli. İnsanlık olarak kendimize eziyet etmeyi, hayatı zorlaştırmayı o kadar çok seviyoruz ki adeta bunu bir kutlamaya çeviriyoruz.

Pazartesi sendromunu yaşayan insanları iki kategoriye ayırıyorum ben. Bunlardan birincisi, mevcut işini sevmeyenler. Yaptığı işten öylesine mutsuz ki ruhu ve ayakları geri geri gitse de bedeni o işe gitmek zorunda, gidiyor da. Haliyle içsel bir sıkışma ve küçük çaplı bunalımlar kendini göstermeye başlıyor. Oysa ne gerek var bunca sıkışmalara, bunalımlara ve sendromlara…

Kaçırdığımız çok önemli bir nokta var; hani hayatta her şey bir enerjidir diyoruz ya, bakın bu durum iş hayatımızda nasıl işliyor anlatayım size.

Sevmediğiniz, sıkıldığınız bir işiniz var diyelim ve her pazartesi günü sendromun dibine giriyorsunuz. Girdiğiniz bu sendrom sizde negatif enerjiler yarattığı için negatif titreşimler yaymaya başlıyorsunuz. Ve yaydığınız bu titreşimler hayatınızın diğer alanlarına yayılmaya başlıyor. İlk olarak maddi hayatınız etkileniyor ve kazandığınız para bereketsizleşmeye başlıyor. Ay sonu zor geliyor, para geldiği gibi gidiyor, sürekli yeni ve zorunlu harcamalar çıkıyor vb. ardından sosyal hayatınızı ve ilişkilerinizi etkilemeye başlıyor; bereketsizlik enerjisi büyüdüğü için ikili ilişkileriniz de bereketsizleşmeye başlıyor ve olumsuz yönde etkileniyor. Aile içerisinde huzurunuz bozuluyor, arkadaş çevrenizde sıkıntılar yaşanıyor, ilişkiniz bitiyor vb. Ve bu silsile büyüyüp duruyor.

O noktada da durup düşünmemiz gereken yerde bulunduğumuz durumu normal karşılıyoruz ve sorunun temelini dışarıya atıyoruz. Piyasa zaten böyle, işsizlik almış başını gidiyor, paranın bir bereketi yok vs. İşte küçücük bir enerjinin neleri doğurduğunu görüyorsunuz. Yapmamız gereken şey çok basit aslında, kendimize yeni bir yol çizmek! Alışılmış bir düzenden yeni bir düzene hem de belirsiz olan bir düzene geçiş yapmak ilk etapta zor gibi görünse de öyle değil. Sizi mutlu eden, heyecanlandıran hangi iş dalı varsa oraya geçiş yapabilirsiniz. Niyet edip bir adım attıktan sonra tüm kapılar açılmaya başlayacak inanın. İlla ki sektör değişimi yapmak zorunda değilsiniz, hayatınızda sizi heyecanlandıran yeni enerjilere yer açarsanız ( hobi kursları, tatil, vb.) zaten mevcut işinizde de kendinizi iyi hissedeceksiniz ve tam tersi pozitif enerji yayıp pazartesi sendromu saçmalığına girmeyeceksiniz.

Pazartesi sendormunun ikinci kategorisinde ise; işini sevdiği halde sendroma girenler var. Bu gruptaki insanların böyle bir sendroma girme sebebi sadece bilinçaltındaki olumsuz inanç kodlarından kaynaklı. Bu zamana kadar bir şekilde pazartesi günleri başına gelen olumsuz durumları biriktirmiş ve üzerine toplumda diğer insanların yaşadığı durumlara da bakınca pazartesi gününe böyle bir anlam yüklemiş.

Bununla ilgili size yakınımdan bir örnek anlatacağım. Üç hafta önce Pazar günü babamla konuşurken sohbet bir şekilde hafta başına ve pazartesi sendromuna geldi. ( bu arada babam çok küçük yaşlarda başladığı tekstil işiyle ilgileniyor. Kendi atölyesi var, kumaşlara baskı yapılıyor filan ve işini gerçekten çok seviyor. )

‘’ uf yarın pazartesi bakalım ne olacak ‘’ dedi. Nasıl yani diye sordum. ‘’oğlum pazartesi günleri benim uğursuz günümdür bir sürü aksaklık oluyor ‘’ dedi. Baba inanma öyle şeylere, hem her şeyin beyinde bittiğine inanıyorsun hem de olumsuz düşünüyorsun dedim. ‘’ yok yok bu böyle ‘’ dedi. Hatta onun üzerine, pazartesi günün olumsuzluğuyla ilgili birkaç dini açıklama da yaptı fakat net olarak hatırlamıyorum anlattığı şeyleri.

Ve söylediği şeyleri yaşadı. Ertesi gün üç tane çalışan elemanı işe gelmemiş ve işler aksamış. Sonraki hafta iki tane çalışanı haber vermeden işten ayrılmış… Bakalım bugün neler yaşayacak akşama öğreneceğim 🙂

Yapılması gereken şey çok basit aslında; diğer günlere anlam yüklemediğimiz gibi pazartesi günlerine de yüklediğimiz olumsuz anlamları gerçi çekmek ve hatta pazartesi günlerini daha çok sevmek. Çünkü yeni bir haftanın başlangıcı. Bu başlangıcı olumlu enerjiye, bir fırsata çevirebiliriz. Tabii bunun için gerçekten istemek gerekiyor!

Hepinize sendromsuz pozitif günler diliyorum. Yalnız değilsiniz unutmayın ve sizi çok seviyorum biliyorsunuz… Yazıyı okuyanlardan ricam; bu yazıdaki gizli mesajımız bir çiçek simgesi olsun ve okuduktan sonra instagramda yazının görseli altına dilediğiniz çiçek simgesinden bir adet bırakmanız, ki okuyanları görebileyim.

CAN PERİMCEK/MEDYABEY

SPİRİTÜEL DANIŞMAN & YAŞAM KOÇU

İnstagram: cperimcek

Twitter: @canperimcek

Medyabey

Medyabey.com medyayı daha çok da TV ve yerli dizileri odağına alan bir mecradır. Sitemizde dizi haberlerine, dizi eleştiri ve yorumlarına da ağırlıklı olarak yer verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu