RöportajTelevizyon

Sağlık programı sunucusu Emel Aktan: “Mutluluğu bir nesnede ya da başka bir insanda arayan mutsuz olur”

Ekran başındaki izleyicilerin sağlık sorunlarına, alanında uzman doktorlarla buluşturmanın kendisini ayrıca mutlu ettiğini belirten Emel Aktan’la yayın sonrası arkadaşımız Yılmaz Parlak, röportaj için stüdyoda bir araya geldi.

İşte, Sunucu – Klinik Psikolog Dr. Emel Aktan’ın tüm sorulara içtenliğiyle verdiği o cevaplar…

Sağlık programları arasında en uzun soluklu programın yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlenmek nasıl bir duygu, bunun sırrı nedir?

Ben Türkiye’de ilk sağlık programını yapan ve sunan kişiyim. Yaklaşık 16 yıldır bu işi yapıyorum. İlk başladığım zamanlarda sağlık konularının konuşulmasının bir ihtiyaç olduğunu gözlemleyerek anlamıştım. Ve geldiğimiz noktada görüyorum ki sağlığın önemi giderek de artıyor ve ileriki yıllarda çok çok daha önemli olacak. Bu nedenle bu konuda ilerlediğim için de mutluyum.Programın aynı zamanda yapımcısı da benim dolayısıyla tüm konu ve konukları ayarlıyorum. Bu gerçekten büyük bir çaba gerektiriyor. Çünkü amacım konusunda uzman olanları bana güvenen izleyicilerimle buluşturmak. Çünkü herkesin güveni ihtiyacı var özellikle de kendi sağlıklarını emanet edecekleri noktada. Benim ekrana çıkarttığım tüm doktorlar aynı zamanda gözüm kapalı kendimi ve ailemi de emanet edebileceğim doktorlar. Bu nedenledir ki bizi takip edenlerin bana güveni tam.

Siz aynı zamanda klinik psikologsunuz. Bir kişi psikolojik olarak sağlıklı olduğunu nasıl anlar?

Evet, televizyoncu kimliğimin yanı sıra klinik psikoloğum. Üstelikte doktora yapmış bir klinik psikolog. Ama bana öyle zor bir soru sordun ki doktor olmak bile bu soruyu cevaplama konusunda çok yeterli değil. Çünkü psikoloji de öyle hastalıklar var ki kişi kendini tamamen ruhsal olarak sağlıklı görüyor, oysa hasta. Dolayısıyla bu konuda bilgi vermek ya da tavsiye vermek okuyuculara biraz zor. kendilerine şu soruları sorabilirler. Çok sık mı öfkeleniyorum? Sık sık iş mi değiştiriyorum o veya bu nedenle? İnsan ilişkilerim nasıl, kaç yıllık arkadaşlıklara sahibim? Romantik ilişkilerimi yürütebiliyor muyum? Uykuların nasıl? Her aklıma geleni yapmak istiyor muyum? İçki ve sigara ile aran nasıl? Gibi sorulara nasıl cevaplar veriyorlar. Bunlar psikolojik sağlıkları açısından kendi
farkındalıkları için en azından çok yol gösterici olacaktır. Bu soruların cevapları kendilerince
sıkıntılıysa o zaman en kısa sürede bir psikolog’la görüşmesini öneririm.

Dünya mutluluk raporuna göre Türkiye alt sıralarda bunun altında yatan etkenler neler?

Yapılan çalışmalar toplum mutluluğu için bazı kriterler verememişler. Bunlardan en önemlileri şunlar. Adalet Sistemi herkese eşit ve hızlı bir şekilde ulaşabiliyor mu? Yani yasalar karşısında herkes işitme ve hukuka başvurduğunuz zaman hızlıca sonuç alabiliyor musunuz? Gelecek kaygısı yaşıyor musunuz? Yani işsiz kaldığımda bana çoluğuma çocuğuma kim bakacak? Hemen iş bulabilecek miyim? Hastalandığında ya da
sakatlandığımda hayatımı nasıl idame ettireceğim? Dolayısıyla insanların kafasında ağırlıklı olarak bu
sorular olduğunu düşünüyorum Türkiye’de de.İşte sürekli bu sorularla yaşamak insanlarda kaygılandırıyor. Elbette kaygıda mutsuzluğu getiriyor. İlerde bunlar daha netlik kazanırsa Türk insanının da daha mutlu olacağına inanıyorum.

Türkiye’de sağlık ne noktada?

Bütün samimiyetimle söylüyorum Türkiye sağlıkta gerçekten çok iyi bir noktada. Evet teknoloji üreten
bir ülke değiliz belki ama çok çok iyi doktorlarımız var. Eskiden hatırlarsanız devlet başkanlarımız kalp
ameliyatı olmak için ya da başka tedavileri olmak için Amerika’ya giderlerdi, sanatçılar Avrupa’ya gider estetik ameliyat olmak için. Şimdi o ülkelerden tedavi olmak için Türkiye’ye geliyorlar bu çok büyük bir gurur kaynağı aynı zamanda da döviz girdisi. Burada sağlık Bakanlığının da çok büyük katkısı var. Gerçekten olabilecek en iyi
noktada mıyız? Elbette değiliz ama o çok iyi noktaya çok yakınız. Uzmanlık ve kalite konusunda denetimler sıklaştırılırsa (yani doktor olmayanlar veya konusunda uzman olmayan kişileri kastediyorum) Çok daha kaliteli noktalara geleceğimizi düşünüyorum.

Alternatif tıp için düşünceleriniz?

Alternatif tıp kelimesini onaylamıyorum. Zaten sağlık bakanlığı da onaylamıyor. Ama tamamlayıcı
tıp konusunda görüşüm oldukça iyimser. Yüzyıllarca önce de hastalıklar ve hastalar vardı ve insanlar bir şekilde doğal yöntemlerle tedavi ediliyordu. Belki bu yöntemlerin bir kısmı hala kullanılıyor bir kısmı tamamen unutuldu.
Günümüzde modern tıpta artık doğal yöntemlere yöneliyor. Ama tabii ki bu yöntemler yine hekimler ve bilim adamlarının denetiminde uygulanmalı. Çünkü benim görüşüme göre yakın bir gelecekte ameliyatların çoğu her branşta tarihe karışacak. Kimyasal ilaçlar da öyle.

Yoğun iş temposu içinde kendinizi uyguladığınız bir reçete var mı?

Bütün bu koşturmanın içersinde en dikkat ettiğim uyku meselesi. Olağan dışı durumların haricinde uykumdan fedakarlık etmem her ne olursa olsun. Sekiz saatlik gece uykumu almaya özen gösteririm. Ev yemekleri yemeye özen gösteririm.Gazlı içecekler tüketmiyorum, mayalı yiyeceklerden uzak duruyorum. Hareket etmeyi çok seviyorum. Fırsat bulduğumda doğayla ve hayvanlarla olmayı tercih ediyorum. Bu beni çok dinlendiriyor. Müzik
dinlemek film seyretmek kitap okumak reçetemde üst sıralarda. Bağışıklığımı güçlü tutmak için sarımsak limon ve zencefilden oluşan kendi yaptığım bir karışımın var. Her sabah düzenli bundan içiyorum. Ayrıca doktorumun verdiği vitaminleri kullanıyorum.

Meslek yaşamınızda size dokunan yön veren insanlar oldu mu?

Aslında sadece meslek yaşantımda değil uğraştığım ilgi duyduğum her alanda elbette bana katkısı olan çok insan var. Her şeyden önce annem ve babam mesela. Annem hayatta her zaman her şeyin mümkün olabileceğine beni inandırmıştır. Mottosu ölüm dışında her şeyin çaresi vardır. Ve bu bana her zaman güç vermiştir. Babam çok küçük yaşlardan itibaren bana kitap okuma alışkanlığı edindirmiş ve edebiyatla tanıştırmıştır. Onun dışında eğitimime katkıda bulunan hocalarım, televizyonculuk hayatından desteklerini
esirgemeyen ve vizyon kazandıran pekçok kişi oldu. Ben her zaman çok meraklı bir insanım ve hiç mütevazi olmayacağım gerçekten çok çalışkanım. Eğer ben bir işi yapıyorsam her konuda bilgi sahibi olmak İsterim. İzleyicilerim beni televizyonda program sunarken görüyorlar ve sadece bu yöntemle tanıyorlar ama ben aynı zamanda idare edecek kadar kamera kullanmayı, montaj yapmayı , Metin yazmayı biliyorum.Bu bana inanılmaz büyük bir keyif veriyor yeni bir şeyler öğrenmek denemek. İşte tüm bunlar yaşamıma dokunuyor ve bana yön
veriyor.

Sizce mutlu olmanın belli bir matematiği var mı?

İnsan hem sosyal bir varlık hem de tek başına varolabilen bir varlık. Eğer mutluluğu herhangi bir nesnede ya da başka bir insanda arıyorsanız mutsuz olursunuz. Bir insanın mutlu olabilmesinin tek formülü kendi içinde mutlu olabilmesi. Peki bu nasıl olacak? Durup düşünecek beni ne mutlu eder daha doğrusu ben neler yaparsam mutlu olurum? Yani başkası bana ne yaparsa mutlu olurum değil. Ben kendim için ne yaparsam kendimi Mutlu ederim. Bu sorunun cevabını bulup bir de uygulaya biliyorsa olay bitmiştir zaten o kişi mutlu olacaktır. Mutlu olan bir insan çevresini de mutlu eder. Mutluluk Bir kere yakalandığınızda muazzam bulaşıcı bir şeydir. Umarım herkes en kısa zamanda mutluluğa yakalanır.

Sizin için sosyal medya ne ifade ediyor?

Sosyal medya çağın gerçeği. Bu konuda sosyolojik psikolojik, kültürel etik pek çok şey söylenebilir. Ama tüm bunlara rağmen ve sosyal medyanın gücünü görmezden Gelemem. Her çağın kendine özgü bir ruhu var bu yüzyılın ruhuda sanal ortam ve sosyal medya. İnsanların büyük bir kısmı yaşadıkları değil yaşamak istedikleri hayatı, oldukları değil olmak istedikleri kişiyi sosyal medya hesaplarında diğerleriyle paylaşıyorlar.yani
gerçeklerle hayaller idealler birbirine karışıyor. Benlik saygımızı,onaylanma ,beğenilme, kabul görme, Takdir edilme duygularımızın hepsini birden sosyal medya aracılığıyla doyurmaya çalışıyoruz. Paylaşımlarınız sonsuza kadar yaşayacak yani sizi ölümsüz kılacak.

KISA KISA

*Burcunuz
-Akrep

*Tuttuğunuz Takım
-BJK

*Sizi en çok ne öfkelendirir
-Uyanık geçinenler

*Hayvan besliyormusunuz?
-Kedi besliyorum. Ama maalesef scottish cinsi kedim yeni öldü. Bu yüzden çok üzgünüm.

*Hayatta en çok değer verdiğiniz insan?
Ailem ve sevdiklerim

*En büyük korkunuz nedir?
En büyük korkum çaresiz kalmak

*Çantanızda hiç eksik olmayan şey?

-Güneş gözlüğüm, cüzdanım saç tokam elbette
telefonum.

*En çok neye gülersiniz?
Akıllıca yapılmış espriler ve günlük yaşantıda ki komiklikler beni çok güldürür.

RÖPORTAJ: YILMAZ PARLAK

 

Medyabey

Medyabey.com medyayı daha çok da TV ve yerli dizileri odağına alan bir mecradır. Sitemizde dizi haberlerine, dizi eleştiri ve yorumlarına da ağırlıklı olarak yer verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu