Televizyon

Yağmur Göçer’den babası Ferhat Göçer’e canlı yayında acı sözler

Ferhat Göçer’in kızı Yağmur Göçer, geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla gündeme gelmişti. Yağmur Göçer, babası Ferhat Göçer’i sildiğini dile getirince Ferhat Göçer, ‘evim senin evin’ diye kızına karşılık vermişti. Yağmur Göçer bu kez katıldığı canlı yayında babası Ferhat Göçer’le ilgili flaş açıklamalara imza attı.

“YEMEK MASASINDAN KOVULDUM”

Kanal D’de yayınlanan 2. Sayfa programına katılan Yağmur Göçer baba sevgisinden mahrum büyüdüğünü söyleyerek ‘Babam kediye köpeğe ‘kızım’ bana ‘takoz’ derdi’ şeklindeki flaş açıklamasıyla yeniden gündemde.

Ferhat Göçer kızı Yağmur Göçer sebebiyle bir çok kez magazin gündeminde yer almıştı. Astım hastası olan Yağmur Göçer babasının kendisine bakmadığını onun yerine sevgilisi Ömür Gedik ve onun kızıyla tatile gittiğini iddia etmişti. Geçtiğimiz günlerde de babasına bir mektup yazan Yağmur Göçer Kanal D’de yayınlanan 2. Sayfa programında çok konuşulacak iddialarda bulundu.

YAĞMUR GÖÇER’DEN FALAŞ AÇIKLAMALAR

Yağmur Göçer yayında şunları dile getirdi:

“Annem bana küçükken hediye alıp ‘baban aldı’ derdi. Ben astım hastasıyım. Kolum 8 ay felç kaldı babamın evine gittim babam beni bırakıp hemşireyle birlikte konsere gitti. Ortaokul mezuniyetime babamla gidebilmek için hastane çıkışında babama gittim. Sabah benimle mezuniyete geleceğini düşlediğim babam beni evden yine yolladı. Annemin bizim oturduğumuz siteye girmesi yasaktı. Yan komşumun kızı beni aldı. İki üç saat içerisinde iğnelerle hazırlanıp ortaokul mezuniyetine gittim. Ben orada babamla olmak istiyordum. Bu yazıyı bana annem yazdırmadı. Ben tek başıma yazdım. Sen çağır baban hazır diyor şarkıda çağrılarımı mı almadı? Bu yazının amacı suçlamak ya da medyada olduğu yeri karalamak değil bu benim hissettiklerim. Karalamak olsa daha sertiyle annemin dolduruşuna geliyor olsam mesajlarda denilen gibi bu değil.”

“BANA TAKOZ DERDİ”

Yağmur Göçer şöyle devam etti:

“Geçimimin büyük bir kısmını annem karşılıyor. Ben Yeditepe’yi çizim sınavıyla kazandım. Ama burslu ama burssuz. Babalık maddiyatla yapılmaz. Babam evdeki kediye köpeğe ‘kızım’ derdi, bana ‘takoz’ derdi. Ben babamdan sevgi kelimeleri duymadım. Bir kız çocuğu babasından ne ister diye yazdım. Yazdıklarımda baba sevgisi bulamadım. Saçını okşayan bir baba bulamadım. Ben ne yapmış olabilirim de babam 8,5-9 aydır yok sayılmanın karşılığı olabilir. Tek aşkımdı ilk aşkımdı. Ben başka birine güvenmekte çok zorlanıyorum. Sevilmeyi bilmiyorum ki eş seçimi yapabileyim. Nasıl bir sevgi alabilirim ki? Her elini uzatana kılıcımı çekiyorum ki yaralanmamak için. Hayatımın merkezi babamdı. Hayatımın merkezi boşaldı. Annem bana dedi ki biz ayrıldık, ben babanı her şey için affettim ama senin gözyaşların için affetmeyeceğim. Ben babamı bu gözyaşları için affetmeyeceğim zaten. Bu sizin gördüğünüz o evde yaşarken haftanın üç-dört günü böyleydim. Ağlamamak için yukarı bakıp odama gidip ağlıyordum ben. Beklediğim bir cümleyi duyamamak yeterince can acıtıcıydı. Kardeşimi her şeyden çok seviyorum. Benim yaşadıklarımı yaşamasın diye dua ettim. Kardeşim Londra’ya taşındı oraya gidip geliyor. O daha çocuk benim yaşadıklarımı yaşamasın. Ne olursa olsun kardeşim. Benim ne eksiğim vardı ben de çocuktum ben de bebektim. Ben de Can yaşındaydım. Bi çocuk ne yapmış olabilir? Şu an Can’la kurduğu iletişimi benle kurmayacak ne yapmış olabilirim? O erkek ben kız, ulaşabildiğim tek cevap bu. Keşke defalarca arasaydı da açmasaydım.”

FERHAT GÖÇER’E YAZDIĞI MEKTUP OLAY OLDU

Mektubunda ağır ifadelere yer vern Yağmur Göçer şunları yazmıştı:

“Uğuruna döktüğüm gözyaşlarım, çırpınarak boğulacağın denizlerin olacak bundan sonra. Benden çaldığın her gün için davacıyım senden. Olur da bir gün varlığından şüpheli olduğum vicdanın konuşmaya başlayınca ayaklarını bana doğru getirirse af dilemek için, sakın gelme. Defalarca yüzüme kapanmasına rağmen her zaman sana açık olan o kapı var ya, artık kapalı. Kendi hayatıma devam edebilmek için kapattım o kapıyı. Yalanı yok canım çok yandı senden ötürü. Ama varlığına inandığım ilahi adalet her gözyaşımın hesabını elbet soracaktır döktürenden. Bir kapı kapanır, diğeri açılır derler. Sana kapattığım o kapıyla birlikte kendime bir kapı açtım. Sana olan öfkemde varsay ki kapının önündeki tozlar olsun. Kendime sözüm olsun seni hayatımdan süpürdüğüm gibi o tozları da süpüreceğim inşallah. Her kışın sonu bahardır. Güneş elbet bana da doğacak, hissediyorum. Hem de öyle bir doğacak ki, acıdan kavrulan bedenim, güneşin sıcaklığıyla yoğrulacak. Geçmişimin öfkesi ve pişmanlığı, geleceğimin umudu olacak. Geçmişi düşünürken sıkışan kalbim geleceğe bakarken kuş gibi hafif. Pişmanlık yerini umuda, karanlık yerini aydınlığa bırakıyor. Senin baharın bitti artık. Benim baharım senin kışın olacak. Aldım elinden oyuncağını. Kendimin ipleri tamamıyla bende artık. Ne bana ulaşıp oynatmana iznim var artık, ne de benim üzerimden düşündüğüm asıl hedefine. Anlayacağın oyun bitti. Ben kazandım”.

Medyabey

Medyabey.com medyayı daha çok da TV ve yerli dizileri odağına alan bir mecradır. Sitemizde dizi haberlerine, dizi eleştiri ve yorumlarına da ağırlıklı olarak yer verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu